Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)






*MaximuM* ANA SAYFA

maximum magazin - maximum eğlence - maximum müzik

24 tane "son dakika" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"son dakika" tagli diger ogeler resimler , videolar

İSTANBUL'DA HAİN SALDIRI...

           

üngören patlama 2008 

 
İstanbul Güngören'de araç trafiğine kapalı cadde üzerinde çöp kutularına yerleştirilen parça tesirli 2 bombanın 10 dakika arayla patlatılması sonucu 16 kişi öldü, 154 kişi de yaralandı. Patlamadan sonra çevreye dağılan kopmuş insan parçaları ve yaralıların çığlıkları olay yerini savaş alanına dönüştürdü. Vali Muammer Güler, “Bu insanlara alçakça, haince yapılan lanetlenecek bir saldırı” diye konuştu.

Güngören Güven Mahallesi Kanal Caddesi Menderes Çıkmazı'nda kalabalığın yoğun olduğu, trafiğe kapalı cadde üzerinde saat 21.55'te ankesörlü telefon kulübesinin yanında bir patlama meydana geldi. Doğalgaz borusunda meydana geldiği sanılan patlama sırasında çevrede bulunan biri kadın, bazı kişiler kanlar içinde kaldı. Yerde yatan yaralılara yardım etmek amacıyla çevredekiler patlamanın olduğu yerde toplanmaya başladı. Görgü tanıkları polis ve sağlık ekiplerine haber verdi.

ORTALIK SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ

Bu patlamadan yaklaşık 10 dakika sonra, olay yerine yaklaşık 50 metre uzaklıkta, bu kez kulakları sağır edercesine, büyük bir patlama daha meydana geldi. Tuzak olarak hazırlanmış ikinci patlamada, ortalık savaş alanına döndü. Kapmuş insan parçaları çevreye saçılırken, cadde kan gölüne döndü. Olay yeri toz bulutu içerinde kalırken, yaralıların çığlıkları yürekleri dağladı.

Kısa sürede polis ve çok sayıda sağlık ekibi olay yerine sevk edildi. Yaralılar ve ölenler ambulanslarla hastanelere taşınırken, polis olay yerindeki dağıtmak için büyük çaba sarfetti. Olay yeri inceleme ekipleri ve bomba uzmanları bölgede ayrıntılı bir araştırma başlattı. Çevredeki işyerlerinin mobese kameraları da incelenmek üzere toplatıldı.

TERÖR SALDIRISI

Kısa sürede olay yerine gelen İstanbul Valis Muammer Güler ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, inceleme yaptı. Bir süre sonra açıklama yapan Vali Muammer Güler, patlamaların haince düzenlenmiş terör saldırısı olduğunu, ve 16 kişinin öldüğünü 100'den fazla yaralı bulunduğu bildirdi. “Milletçe başımız sağolsumn” diyen Vali Güler, saldırının çöp kutularına konulan iki bombanın tuzaklı bir şekilde patlatıldığına dikkati çekti.

Vali Muammer Güler bir soru üzerine saldırılarda canlı bomba emaresi olmadığını belirterek, “Mobese kameraları tek tek inceleniyor. Canlı bomba emaresi yok. Çöp tenekesine konulmuş patlayıcılar zaman ayarlı olabilir veya uzaktan kumandalı olabilir patlatılması suretiyle saldırı gerçekleşmiş. Bunların incelemesi yapılıyor. Buradaki terör saldırısının özelliği tamamen masun insanlara alçakça haince yapılan bir saldırı olması nedeniyle lanetlenecek bir eylem. Bu saldırının insanlara ve kalabalığa yönelik olması olması işin mehametini gösteriyor. Bu karışıklık, bir panik havası yaratmak amaçlı bir saldırı” diye konuştu.

İlgili tüm kişelerin görevlerinin başında olduğunu ve uzmanların olay yerinde detaylı inceleme yaptığını belirten Vali Muammer Güler, en ufak bir ayrıntının bile kendileri için önemli olduğunu bu nedenle çalışmaların titizlikle yapıldığını söyledi.

PARÇA TESİRLİ BOMBA

Vali Güler, eldeki ilk bilgilere göre bombalar parça tesirli olabileceğini söyledi. Vali Güler, olaydan kısa süre sonra televizyonlarda yer alan bazı görüntülere de değinerek, insanları rencide edici çok kötü görüntülierin yayınlanmamasını istedi. Olayın yerinden çok kötü görüntülerin verildiği şeklinde bilgiler verildiğini anlatan Vali Güler, “Haber alma hürriyetine itirazımız yok ama insanları rencide etmemesi ve bazı kişilerin amaçlarına hizmet etmemesi gerekir” dedi. Güler, saldırıyı gerçekleştiren örgütün ise başta bombanın türü olmak üzere yapılan incelemelerden sonra belirleneceğini açıkladı.

Görgü tanıkları ise ilk patlamadan sonra olay yerinde yaklaşık bin kişinin toplandığını ve ikinci patlama ile facianın gerçekleştiğini söylediler. Görgü tanıkları ikinci patlamadan sonra yaklaşık 50 metre uzağındaki kişilerin bile etkilendiğini belirtttiler.

ERDOĞAN: NEFRETLE LANETLİYORUM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul Güngören'de işlek bir caddede ve yoğunluğun bulunduğu bir saatte kadın, erkek, çocuk, yaşlı ayırt etmeden hunharca masum vatandaşlarımızı hedef alan terör saldırısını nefretle lanetliyorum” dedi.

HÜRRİYET


 

BENGÜ'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR


 
BENGÜ'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
  
bengu-2 

Pal FM' e konuk olan Bengü' den çarpıcı açıklamalar

 

Bengü, kimlerle olan ilişkisi için 'karı-koca' gibiyiz dedi...

Pal FM’de Yasemin Şefik’in programına konuk olan Bengü ilginç açıklamalarda bulundu. “Ayakları daha çok yere basan bir Bengü var” diyen sanatçı, bakın başka neler anlattı…

İşte Bengü ile yapılan sıcak sohbetten alıntılar…

*“En çok desteği radyocular veriyor. Bütün sanatçılar için geçerli. Biz radyocularla karı-koca gibiyiz. Düşünün albüm çıkalı daha ne kadar oldu, daha klibim yok”… Bengü, radyolardan aldığı destekle ilerlediğini söyledi…

*Bengü, “Koç burcu kadınıyım çok hırslıyımdır” dedi ve ekledi; “Erol Köse bazen öyle cümleler kuruyor ki eve gidip onbeş dakika düşünüyorum. Hatta geçen gün, “Bengü’ cüm ev olsun, deniz manzaralı olsun diyorsun, sadece evim olsun demiyorsun” dedi. Hırslı biriyim yetinmeyi bilmiyorum.

*Ebru Gündeş’i çok beğeniyorum. Albümde daha önce Ebru’ nun söylediği ‘Telafi’ şarkısını da söylemek istedim, yeni jenerasyonun da bu şarkıyı sevmesini sağladım.

*Kötü kavgalara gürültülere gerek yok. Geçen gün Demet Akalın ile aynı yerde eğleniyorduk. Gittim sarıldım. Artık yanlış cümleler kurmak istemiyorum. Halk, zaten iyi olana değerini veriyor.

*Benim, yarışmada birinci olup sonradan albüm yaptığımı düşündüler. 2000 yılından bu yana müzik sektöründeyim. Ayrıca dans yarışması da bana çok şey kattı. Bence yarışmalar olmalı. Mesela ‘Şarkı Söylemek Lazım’ gibi yarışmalar olması gerekiyor. İlerde jüri olmayı da istiyorum.

*Popüler olduktan sonra biz değil, çevremizdeki insanların değiştiğini düşünüyorum. Dostum iki/üç tanedir. Onun dışında çok güzel bir arkadaş çevrem var.

*Evlenmeyi çok istiyorum. Ama daha çok gencim. 4-5 sene sonra ben de anne olmayı isterim. Tabii belli olmaz ama. Genelde planlı programı yaşadım. Evlilik için çok erken.

*“Eurovision bana çok siyasi geliyor. Biz size 10 puan verdik, siz de bize 10 puan verin” gibi… Bir müzik yarışması kategorisinden çıkıyor. Ama teklif gelse düşünürüm.

*Benim en mutlu olduğum yer sahne… Aynı zaman da en çok heyecanlandığım yer de sahne.

*Kızların artık sevgililerine; “Gezegendeki son gemiye çek git” diye mesaj attıklarını duydum.

*Başına gelmiş şarkı var mı diye soran Yasemin Şefik’ e Bengü’nün cevabı “Unut Beni” oldu.

*Şarkılar birşey anlatmalı, öyle tekerleme gibi olmamalı, hikayesi olmalı. Benim hiçbir zaman boş şarkım olmadı.

*Kamerayı çok seviyorum. Televizyon programı sunduğum dönemden bu yana kendi televizyon programım olsun istiyorum. Mesela sanatçıların kulisine girip neler yaptıklarını göstermek istediğim bir tv programı projem var.

PALHABER 
http://www.palhaber.com

 

KIRAÇ VE YENİ BİR MARŞ ! *KIRAÇ - HAYDİ HAYDİ*

KIRAÇ’TAN BEKLENEN “ŞARKI”

 

kıraç haydi haydi  

Müzik dünyasında yaptığı çalışmalarla her zaman adından söz ettiren KIRAÇ’tan şimdi de, tüm spor dallarında ülkemizi yurtdışında temsil eden başta milli takımlarımız olmak üzere bütün spor klüplerimiz için

“HAYDİ, HAYDİ”

 

Fenerbahçe Klubü’ne 100.Yıl’ında yaptığı marştan sonra, birçok kulüpten kendilerine de bir marş yapması için teklifler alan KIRAÇ, bu tekliflere bugüne kadar olumlu yanıt veremedi. Bu durumu; “Ben Fenerbahçe için bir şarkı yaptım. Daha sonra bu şarkı klüp tarafından marş olarak kabul edildi. Bu şarkının çok başarılı olmasının sebebi, benim bir müzisyen olarak yeteneklerimden öte, Fenerbahçe’ye olan sevgimdi. Aynı duygularla, istek üzerine –sipariş demek istemiyorum- farklı klüplerimize şarkılar yapmam mümkün değildi.

    

Teklif aldığım takımlar içinde çok sempati beslediklerim de vardı. Ama, benim istediğim ve benden istenilen duyguyu veremeyeceğim bir şarkı yapmak bana yakışmazdı. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası, bende, “sadece futbol değil; bütün spor branşları için, sadece bir takım değil; ülkemizi yurtdışında temsil edecek bütün klüplerimiz için ve nihayet sporda zafere endekslenen herkes için bir şarkı yaparsam, hem bir görevi yerine getirmiş olur, hem benden bir şarkı beklentisi olan sporseverlere olumlu bir cevap olurum duygusunu yarattı.” diye özetleyen KIRAÇ; bu eserin henüz bir şarkı olduğunu, marş olup olamayacağına zaman içinde sporseverlerin karar vereceğini söyledi.

 

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası sebebiyle birçok sanatçının şarkılar yapmasını çok olumlu bulduğunu söyleyen KIRAÇ, “çok seyrek de olsa ortak heyecanlar duymamız, ortak duygular taşımamız güzel bir şey. Ben bu durumu; “demekki hepimiz Türkiye’yi çok seviyoruz ve ülkemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz” diye değerlendiriyorum.” diye yorumladı.

  

“HAYDİ HAYDİ”

DÖRT KOLDAN HER YANI ATEŞ SARSADA

ATEŞ DOKUNMAZ SANA SEN ÇIK MEYDANA

YALNIZ DEĞİLSİN SEN TÜRKİYE’MİZSİN

DÜNYAYA HAYKIRAN GÜR SESİMİZSİN

SENDE ASKERSİN SENDE MEHMET’SİN

KALBİNDE EN DERİNDE HİSSEDECEKSİN

HAYDİ HAYDİ GÜN BUGÜN

TÜM DÜNYAYI TİTRETECEKSİN

KORA KOR DİŞE DİŞ DAĞ GİBİYİZ BİZ

TARİHLERDEN FIŞKIRAN KAPLANLARIZ BİZ

HEP ONURLU HEP CESUR TÜM HİKAYEMİZ

AYYILDIZLI BAYRAĞIN NEFERLERİYİZ

SÖZ- MÜZİK- ARANJE –YORUM

KIRAÇ

‘Müstehcen’ afiş krizi

                    

‘Müstehcen’ afiş krizi

Meksika'da tarihi Hidalgo bölgesinin tanıtımı için hazırlanan afişler kriz yarattı

Afişte ünlü aktris Iran Castillo’nun “uygunsuz” bir şekilde yer aldığını savunan Ulusal Tarih Enstitüsü “Kutsal eserlerin, bir mankenin çıplak göğüsleriyle tanıtılması kabul edilemez” diye tepki gösterdi. Hükümet tepkiler üzerine afişteki fotoğrafı değiştirdi.

Vatan

Çetin Çetinkaya - Sie liegt in meinen armen (Muhabbet)

Çetin Çetinkaya -  Sie liegt in meinen armen
  

Melissa feat Khaled - BENTHI (CLIP)

                           

Melissa feat Khaled - BENTHI (CLIP)

 

 

Bu hükümetten önce Müslüman değil miydik?

Bu hükümetten önce Müslüman değil miydik?

balçiçek pamir 

"Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci konumundaki birinin Türkiye`yi Avrupa`ya şikayet etmesi en büyük ayıptır" Balçiçek Pamir yazdı..

  

Söyleyecek laf bulamıyorum. Aslında buluyorum da bana yakışmaz!


Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, "Türkiye`de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor" demiş.
Nerede?
Avrupa Parlamentosu`nda.
Duymayanlar için tekrarlayalım. Tane tane…
Avrupa Parlamentosu`nda Babacan, dini özgürlüklerle ilgili bir soruya "Türkiye`de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor. Türkiye`de son dönemde laiklik eksenli bir tartışma yaşanıyor. Bizim laiklik tanımımız çok açık: Din ve devlet işlerinin açık şekilde birbirinden ayrılması. Devletin de bireylerin dininin gereğini yerine getirmesine müdahale etmemesi. Burada farklı inançtakiler de dinsizler de bu özgürlük ortamından faydalanabilmeliler" şeklinde cevap vermiş.
Hadi bakalım buradan buyurun.
Nereden başlayayım bilemiyorum.

  
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci konumundaki birinin ülkesini Avrupa`ya şikayet etmesinden mi yoksa doğru söylemiyor oluşundan mı?
Merak ediyorum acaba bu ülkede…


1-Kim namaza giderken engellendi?
2-Kim Hacca gitmekten alıkonuldu?
3-Oruç tutuyor diye kim cezalandırıldı?
Bir insan, üstelik bir bakan nasıl böyle bir şey söyleyebilir?
Nasıl böyle bir bakış açısına sahip olabilir? Üniversiteye türbanı yüzünden giremeyen kızlar nasıl olur da Türkiye`nin genel sorunu olarak sunulabilir?
Birkaç sorum daha var.
1-Siz iktidara gelmeden önce bu memleketin yüzde 99`u Müslüman değil miydi? Yani dinimize sayenizde mi kavuştuk?
2-Nasıl olur da koskoca İslam dinini getirip türban konusuna kilitlediniz? İşin ahlak tarafından hiç bahseden yok. Örneğin yalan söylemenin İslam`da yeri nedir?
3-Başı açık olan dinsiz mi? Laik bir Müslüman olmak niye mümkün değil?

Kimse kusura bakmasın ama bu ülkede herkes dinini, siz hükümete gelmeden, önce çok daha rahat yaşıyordu. Kimsenin kimseyle de derdi yoktu. İslam ritüellerinin bu derece rahat yaşandığı bir ülkeyi `Müslüman çoğunluk da dini özgürlük konusunda sorun yaşıyor` diye Avrupa`ya şikayet etmek bu ülkeye yapılmış en büyük ayıptır.
Madem bu kadar özgürlükler peşindesiniz, caminin adeta dışına atılan kadınlar için bir şeyler yapın. Erkek cemaat yüzünden yok sayılan kadınların hakkının peşine düşün.
Yok olmaz tabii. Kadın hakkı deyince aklınıza sadece türban geliyor.
Gerisi palavra!

NE ÖĞRENDİM?

Her şeyi denemek gerçekten yaşamak değildir.

Vatan

Eurovision 2009’a " Hepsi" kızları gidecek

 Eurovision 2009’a Hepsi kızları gidecek

TRT, Rusya’da yapılacak 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etmesi için Hepsi grubuna teklif götürdü

ÖZEL HABER

TRT, Mor ve Ötesi’nin 7’nci olduğu 53’üncü Eurovision Şarkı Yarışması’nın ardından hız kesmeden önümüzdeki yıl için hazırlıklara başladı. Yarışmaya katılan diğer ülkeler şarkıların yanı sıra şova da ağırlık verirken, Mor ve Ötesi’nin bu alanda geri planda kalması nedeniyle eleştirilen TRT, bu kez hem müzikal hem de sahne şovu açısından son dönemin en başarılı gruplarından biri olan Hepsi’ye yöneldi. 18-19 Mayıs tarihlerinde Rusya’da gerçekleşecek olan 54’üncü Eurovision Şarkı Yarışması için Hepsi grubuna teklif götürdü. Cemre, Eren, Yasemin, Gülçin’den oluşan grup üyeleri teklife henüz yanıt vermedi. Ancak yakın çevreleri Hepsi’nin teklife olumlu baktığını söylüyor.

ŞOVLARI İÇİN TERCİH EDİLDİLER

Eurovision Şarkı Yarışması’na katılan diğer ülkelerin sahne şovuna önem verdiğini gören TRT yetkilileri bu nedenle Cemre, Eren, Yasemin, Gülçin’den oluşan Hepsi grubunu tercih etti. Topluluğun şovları büyük ilgi görüyor.

Nur GÜLMEZ BEL /Vatan

  

YAŞANAN TACİZ OLAYI ! GENÇ KIZLAR MUTLAKA OKUYUN!

Kadın köşeci yaşadığı tacizi yazdı
"İşin ciddiyetini, beni yatağa atıp üzerime çıkınca anladım"...

Sabah gazetesi yazarı Elvan Demirkan, gençlik yıllarında yaşadığı tatsız bir tecrübeyi kaleme aldı.


Bir gençlik hatası...
3 Mayıs tarihli 'Pişmanlık kötü bir şey mi?' konulu yazımda; gençliğimde, sonradan pişman olduğum şeyler yaşadığımı yazmıştım. İşte o hatalardan biri... Onunla 22 yıl önce İzmir'de kaldığı bir süre içinde tanışmıştık. 20 yaşında, tecrübesiz ve naiftim. Daha doğru dürüst bir erkek arkadaşım bile olmamıştı. O ise daha o zamandan 'star' olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyordu. Karşılaşır karşılaşmaz birbirimize ısındık ve İzmir'de kaldığı sürece görüşmeye başladık.

İLK BAŞTA İYİYDİ
Onunla beraber vakit geçirirken çok eğleniyordum. 'Tanınıyor' olması da beni etkilemişti. Bir sabah kaldığı apartmana kahvaltı etmeye çağırdı beni... Çok heveslenip, gittim. Salona geçtik ve birkaç dakika sonra "Haydi kahvaltıyı hazırlayalım" dedim. "Tamam hazırlarız, gel önce bir yanıma otur!" dedi. Oturdum. Bana yaklaşmaya çalıştı ama ben onun yakınlığını daha farklı hissetmek istiyordum. Beraber kahvaltı hazırlayıp, sohbet edip, bolca güleceğimiz bir tecrübe... Bana onun istediği gibi yaklaşmasına izin vermeyince kalkıp sokak kapısını kilitledi ve anahtarı benim çantamla birlikte salonun diğer ucuna attı. O an sihir bitmişti, starlığı da... Anahtara ulaşmaya çalışırken beni yakaladı ve zorla içerideki yatak odasına doğru sürüklemeye başladı. Tutunabileceğim her köşeye tutunmaya çalışıyordum ve her seferinde beni daha ileriye sürüklüyordu. Yaptığına anlam veremediğimi söylüyordum, bırakmasını istiyordum ama işin ne kadar ciddi bir boyuta geldiğini beni yatağa itip, üzerime çıktığı anda anladım.

BAĞIRMAK İSTEDİM!
O andaki utancım, aileme nasıl açıklayacağım, geleceğimi nasıl etkileyeceği, gözümün önünde flaş gibi yanıp, sönüyordu. Bağırmak istiyordum ama hani gecenin bir yarısında gördüğünüz bir kabusta avaz avaz bağırmak istersiniz de sesiniz çıkmaz ya, öyle oldu. Yeteri kadar sesim çıkmıyordu... Ondan kurtulmak için boğuşurken, rahat durmamı isteyip, boğazımı sıkmaya başladı. Hâlâ daha onunla oyun oynadığımı söylüyordu. Ben korku içinde ağlamaya başlayınca bir anda bocaladı ve oyun oynamadığımı anlamaya başladı. O andan istifade edip, onu ittim.

KİMSEYE ANLATMADIM
Hızla salonun balkonuna doğru koştum, apartmanın en üst katındaydık. Balkondan aşağı eğilip, ismini bağırmakla tehdit ettim ve bana yaklaşmadan çantamı bana doğru atıp, sokak kapısını açmasını ve uzaklaşmasını istedim. Ben korku ve şaşkınlık içinde bir sonraki anda ne yapacağımı düşünürken, o salonda, bana yaklaşmadan istediğini elde etti. Sonra her şey çok normalmiş gibi kapıyı açtı ve oradan ayrıldım. Bu olayı, yıllardır çok yakın arkadaşlarım dışında kimse ile paylaşmadım. O, yıllar içinde ününe ün kattı. İlk 'erkek' tecrübem olarak, üzerimde kalan etkisine rağmen, bu olayda onu hiçbir zaman suçlamadım. Orada olmamam gerekiyordu! Naifliğim, acizliğim ve de kendime olan güvensizliğim sonucu içine düştüğüm bir durumdu. Onu bir seks manyağı gibi de görmedim. Davranışı, egosantrik kişiliğinin bir uzantısıydı...

EGOSANTRİK İNSANLAR
Kendi üstünlüğüne inanan, egosantrik insanlar, "Ben herkesten üstünüm, istediğimi elde etme hakkım var" kompleksleri ile bazen onlardan hiç beklenmeyen bir kişiliğe giriyorlar. Yanlış yapmayacaklarını, yapsalar bile önemsenmeyeceğini düşünüyorlar. Hayatlarında ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, karakterlerinin bu hırslı yönü kontrol altına alınmadığı sürece bir dönem geliyor, kendi düşüşlerine ve mutsuzluklarına kendileri sebep oluyorlar. 'Şeytan tüylü olmak', insanı hayatının sonuna kadar idare etmiyor. Bana gelince... Bu tecrübe, yeri geldiğinde (hangi konuda olursa olsun) iki ayağımın üstünde durup, 'hayır' diyebilmeyi öğreneceğim ne ilk ne de son dersti. Ama yıllar içinde üst üste eklenen tecrübeler zincirinde, önce bir insan, sonra da bir kadın olarak kendimi tanımlayabilmemde önemli bir halka oldu.

Öpüştüler kazandılar

Öpüştüler kazandılar
Birbirini hiç tanımayan gençler bir barda toplandı. Herkes hoşlandığıyla öpüşmeye başladı ve...

DHA


Club Aura'ya gelenlere 1'er numara veren mekan yöneticileri, birbirlerinden hoşlandıklarını söyleyenlerin numaralarını ekrana yansıttı. Kulübün çöpçatanlığı sayesinde tanışan gençler kısa sürede kaynaştı.
Pagerank