Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)






*MaximuM* ANA SAYFA

maximum magazin - maximum eğlence - maximum müzik

56 tane "mp3" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"mp3" tagli diger ogeler resimler , videolar

KIRAÇ VE YENİ BİR MARŞ ! *KIRAÇ - HAYDİ HAYDİ*

KIRAÇ’TAN BEKLENEN “ŞARKI”

 

kıraç haydi haydi  

Müzik dünyasında yaptığı çalışmalarla her zaman adından söz ettiren KIRAÇ’tan şimdi de, tüm spor dallarında ülkemizi yurtdışında temsil eden başta milli takımlarımız olmak üzere bütün spor klüplerimiz için

“HAYDİ, HAYDİ”

 

Fenerbahçe Klubü’ne 100.Yıl’ında yaptığı marştan sonra, birçok kulüpten kendilerine de bir marş yapması için teklifler alan KIRAÇ, bu tekliflere bugüne kadar olumlu yanıt veremedi. Bu durumu; “Ben Fenerbahçe için bir şarkı yaptım. Daha sonra bu şarkı klüp tarafından marş olarak kabul edildi. Bu şarkının çok başarılı olmasının sebebi, benim bir müzisyen olarak yeteneklerimden öte, Fenerbahçe’ye olan sevgimdi. Aynı duygularla, istek üzerine –sipariş demek istemiyorum- farklı klüplerimize şarkılar yapmam mümkün değildi.

    

Teklif aldığım takımlar içinde çok sempati beslediklerim de vardı. Ama, benim istediğim ve benden istenilen duyguyu veremeyeceğim bir şarkı yapmak bana yakışmazdı. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası, bende, “sadece futbol değil; bütün spor branşları için, sadece bir takım değil; ülkemizi yurtdışında temsil edecek bütün klüplerimiz için ve nihayet sporda zafere endekslenen herkes için bir şarkı yaparsam, hem bir görevi yerine getirmiş olur, hem benden bir şarkı beklentisi olan sporseverlere olumlu bir cevap olurum duygusunu yarattı.” diye özetleyen KIRAÇ; bu eserin henüz bir şarkı olduğunu, marş olup olamayacağına zaman içinde sporseverlerin karar vereceğini söyledi.

 

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası sebebiyle birçok sanatçının şarkılar yapmasını çok olumlu bulduğunu söyleyen KIRAÇ, “çok seyrek de olsa ortak heyecanlar duymamız, ortak duygular taşımamız güzel bir şey. Ben bu durumu; “demekki hepimiz Türkiye’yi çok seviyoruz ve ülkemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz” diye değerlendiriyorum.” diye yorumladı.

  

“HAYDİ HAYDİ”

DÖRT KOLDAN HER YANI ATEŞ SARSADA

ATEŞ DOKUNMAZ SANA SEN ÇIK MEYDANA

YALNIZ DEĞİLSİN SEN TÜRKİYE’MİZSİN

DÜNYAYA HAYKIRAN GÜR SESİMİZSİN

SENDE ASKERSİN SENDE MEHMET’SİN

KALBİNDE EN DERİNDE HİSSEDECEKSİN

HAYDİ HAYDİ GÜN BUGÜN

TÜM DÜNYAYI TİTRETECEKSİN

KORA KOR DİŞE DİŞ DAĞ GİBİYİZ BİZ

TARİHLERDEN FIŞKIRAN KAPLANLARIZ BİZ

HEP ONURLU HEP CESUR TÜM HİKAYEMİZ

AYYILDIZLI BAYRAĞIN NEFERLERİYİZ

SÖZ- MÜZİK- ARANJE –YORUM

KIRAÇ

‘Müstehcen’ afiş krizi

                    

‘Müstehcen’ afiş krizi

Meksika'da tarihi Hidalgo bölgesinin tanıtımı için hazırlanan afişler kriz yarattı

Afişte ünlü aktris Iran Castillo’nun “uygunsuz” bir şekilde yer aldığını savunan Ulusal Tarih Enstitüsü “Kutsal eserlerin, bir mankenin çıplak göğüsleriyle tanıtılması kabul edilemez” diye tepki gösterdi. Hükümet tepkiler üzerine afişteki fotoğrafı değiştirdi.

Vatan

Çetin Çetinkaya - Sie liegt in meinen armen (Muhabbet)

Çetin Çetinkaya -  Sie liegt in meinen armen
  

Melissa feat Khaled - BENTHI (CLIP)

                           

Melissa feat Khaled - BENTHI (CLIP)

 

 

YAŞANAN TACİZ OLAYI ! GENÇ KIZLAR MUTLAKA OKUYUN!

Kadın köşeci yaşadığı tacizi yazdı
"İşin ciddiyetini, beni yatağa atıp üzerime çıkınca anladım"...

Sabah gazetesi yazarı Elvan Demirkan, gençlik yıllarında yaşadığı tatsız bir tecrübeyi kaleme aldı.


Bir gençlik hatası...
3 Mayıs tarihli 'Pişmanlık kötü bir şey mi?' konulu yazımda; gençliğimde, sonradan pişman olduğum şeyler yaşadığımı yazmıştım. İşte o hatalardan biri... Onunla 22 yıl önce İzmir'de kaldığı bir süre içinde tanışmıştık. 20 yaşında, tecrübesiz ve naiftim. Daha doğru dürüst bir erkek arkadaşım bile olmamıştı. O ise daha o zamandan 'star' olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyordu. Karşılaşır karşılaşmaz birbirimize ısındık ve İzmir'de kaldığı sürece görüşmeye başladık.

İLK BAŞTA İYİYDİ
Onunla beraber vakit geçirirken çok eğleniyordum. 'Tanınıyor' olması da beni etkilemişti. Bir sabah kaldığı apartmana kahvaltı etmeye çağırdı beni... Çok heveslenip, gittim. Salona geçtik ve birkaç dakika sonra "Haydi kahvaltıyı hazırlayalım" dedim. "Tamam hazırlarız, gel önce bir yanıma otur!" dedi. Oturdum. Bana yaklaşmaya çalıştı ama ben onun yakınlığını daha farklı hissetmek istiyordum. Beraber kahvaltı hazırlayıp, sohbet edip, bolca güleceğimiz bir tecrübe... Bana onun istediği gibi yaklaşmasına izin vermeyince kalkıp sokak kapısını kilitledi ve anahtarı benim çantamla birlikte salonun diğer ucuna attı. O an sihir bitmişti, starlığı da... Anahtara ulaşmaya çalışırken beni yakaladı ve zorla içerideki yatak odasına doğru sürüklemeye başladı. Tutunabileceğim her köşeye tutunmaya çalışıyordum ve her seferinde beni daha ileriye sürüklüyordu. Yaptığına anlam veremediğimi söylüyordum, bırakmasını istiyordum ama işin ne kadar ciddi bir boyuta geldiğini beni yatağa itip, üzerime çıktığı anda anladım.

BAĞIRMAK İSTEDİM!
O andaki utancım, aileme nasıl açıklayacağım, geleceğimi nasıl etkileyeceği, gözümün önünde flaş gibi yanıp, sönüyordu. Bağırmak istiyordum ama hani gecenin bir yarısında gördüğünüz bir kabusta avaz avaz bağırmak istersiniz de sesiniz çıkmaz ya, öyle oldu. Yeteri kadar sesim çıkmıyordu... Ondan kurtulmak için boğuşurken, rahat durmamı isteyip, boğazımı sıkmaya başladı. Hâlâ daha onunla oyun oynadığımı söylüyordu. Ben korku içinde ağlamaya başlayınca bir anda bocaladı ve oyun oynamadığımı anlamaya başladı. O andan istifade edip, onu ittim.

KİMSEYE ANLATMADIM
Hızla salonun balkonuna doğru koştum, apartmanın en üst katındaydık. Balkondan aşağı eğilip, ismini bağırmakla tehdit ettim ve bana yaklaşmadan çantamı bana doğru atıp, sokak kapısını açmasını ve uzaklaşmasını istedim. Ben korku ve şaşkınlık içinde bir sonraki anda ne yapacağımı düşünürken, o salonda, bana yaklaşmadan istediğini elde etti. Sonra her şey çok normalmiş gibi kapıyı açtı ve oradan ayrıldım. Bu olayı, yıllardır çok yakın arkadaşlarım dışında kimse ile paylaşmadım. O, yıllar içinde ününe ün kattı. İlk 'erkek' tecrübem olarak, üzerimde kalan etkisine rağmen, bu olayda onu hiçbir zaman suçlamadım. Orada olmamam gerekiyordu! Naifliğim, acizliğim ve de kendime olan güvensizliğim sonucu içine düştüğüm bir durumdu. Onu bir seks manyağı gibi de görmedim. Davranışı, egosantrik kişiliğinin bir uzantısıydı...

EGOSANTRİK İNSANLAR
Kendi üstünlüğüne inanan, egosantrik insanlar, "Ben herkesten üstünüm, istediğimi elde etme hakkım var" kompleksleri ile bazen onlardan hiç beklenmeyen bir kişiliğe giriyorlar. Yanlış yapmayacaklarını, yapsalar bile önemsenmeyeceğini düşünüyorlar. Hayatlarında ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, karakterlerinin bu hırslı yönü kontrol altına alınmadığı sürece bir dönem geliyor, kendi düşüşlerine ve mutsuzluklarına kendileri sebep oluyorlar. 'Şeytan tüylü olmak', insanı hayatının sonuna kadar idare etmiyor. Bana gelince... Bu tecrübe, yeri geldiğinde (hangi konuda olursa olsun) iki ayağımın üstünde durup, 'hayır' diyebilmeyi öğreneceğim ne ilk ne de son dersti. Ama yıllar içinde üst üste eklenen tecrübeler zincirinde, önce bir insan, sonra da bir kadın olarak kendimi tanımlayabilmemde önemli bir halka oldu.

Avril Lavigne Galeri

                                

Avril Lavigne Galeri

Avril Lavigne_4 Avril Lavigne_3 Avril Lavigne_2 Avril Lavigne
  

MİLLİYET GAZETESİ ,88.6 İSTANBUL FM HABERİ!

    

Ö N E M L İ   N O T :

YAZIYI OKUMADAN BELİRTELİM...

İSTANBUL FM SON YAPILAN RATİNG ARAŞTIRMALARINDA LİSTENİN 1. SIRASINDA YER ALMIŞTIR!

"İSTANBUL'DA EN ÇOK DİNLENEN RADYO SEÇİLEN  88.6 İSTANBUL FM'İ , 2.SIRADA SÜPER FM,3.SIRADA BEST FM, 4.SIRADA İSE POWERTÜRK İZLEMEKTE !                  

Yeliz Aras Radyo Dünyası / 10 MAYIS 2008

‘İstanbul’luların yeni frekansı

‘İstanbul’luların yeni frekansı 88.6

 

Bir radyonun olmazsa olmazları nelerdir? İsmi? Frekansı? Cıngılı? Müzikleri? DJ’leri?... Liste uzayabilir. Peki... Bir radyo, frekansını değiştirirse nolur? ‘Radyonun sonu olur’ yanıtını veriyorsanız eğer, yanılıyorsunuz. Bu düşüncenizi altüst edecek bir örnek var; İstanbul FM. İlk özel radyolardan biri olan ve yıllardır değişmeyen frekansıyla tanınan İstanbul FM artık 88.6 frekansından dinleyicilerini karşılıyor. Sadece frekansı değişen radyo, aynı isimle ve ekibine katılan yeni isimlerle yoluna devam ediyor, hem de hiç kayıp vermeden aksine dinleyici sayısını arttırarak...  Biz de değişikliklerin izini sürmek üzere  İstanbul FM’e gittik. Frekansların kimsenin tekelinde olmadığını ve önemli olanın yayıncılık ilkelerine bağlı kalmanın olduğunu vurgulayan İstanbul FM’in Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sabri Demirdöğen ve radyonun Genel Yayın Yönetmeni Gürdal Çakır’la değişiklikleri, yenilikleri ve İstanbul FM’i konuştuk...  İstanbul FM’i www.istanbulfm.com.tr adresinden de dinleyebilirsiniz...

 

88.6
İSTANBUL FM

Çağla Kucur’la, Aktüel Haberler’de birlikte günlük gazete haberleri ve yorumlarını,
Altan Kiraz’la, Maximum’da Gündemdeki magazinsel  haberlerini,
Gürdal Çakır’la, Artı’da müzik haberleri konserleri ve ayrıntılarını...
Kerem Canğar’la Kültür Sanat ve etkinliklerle ilgili haberleri,
Kenan Sarıkaya’la Müzik haberlerini   ve gündemi takip edebilirsiniz....

Radyonun frekansı radyonun mihenk taşı gibi  düşünülür... İstanbul FM’in frekansının değişiklik sürecinden  bahseder misiniz?
Dr. Sabri Demirdöğen: Frekans değişikliklerinin sebeplerden biri 106 frekansını çok sevdiğim bir arkadaşım “Frekansı bize ver” dedi. Israr ettiler, biz de frekansımızı devrettik. Onlar yayın yapmaya başladılar. Düşündüm ki frekans önemli değildir; çünkü sadece İstanbul’da o frekanstaydık, diğer illerde değişiyordu. Bana göre önemli olan frekans değil, İstanbul FM’in yıllardır marka oluşudur. Özellikle yeni frekansımızda 4 ay reklam almadık, birinci olana kadar. Radyoculuğu gösterdik. Ben iddialıyım. Demek ki frekansla ilgisi yok.


Bunu ispat etmek için mi frekans değişikliğine gidildi?
Evet, bunu ispat etmek için. RTÜK’te frekanslarda değişiklik yaptı ve birçok radyonun frekansları değişti. Ben bu işi çok iyi biliyorum. Yarın öbür gün değişebilir tüm frekanslar... Frekans kimsenin değildir, “Buradan yayın yapma diğerinden yap” diyebilirler, bunun garantisi yok.


Eski frekansınız FM bandında son frekanslar arasındaydı, yeni frekansınız ilk frekanslardan birinde... Bunun bir avantaj olabileceğini düşünüyor musunuz?
Evet, 88.6’nın ilk frekanslar arasında olmasının avantajlı olduğunu düşünüyorum. Dinleyiciler kolay buldu ve alıştı.  Yayınım daha net ve güzel oldu. Önemli olan halka bu yayını dinletmek, halka bir şeyler vermektir. Radyoculuk sabahtan akşama kadar müzik çalmak değildir. Halktan aldığını halka vermektir.


Frekans değişikliğini dinleyicilerinize nasıl duyurdunuz?
Gürdal Çakır: Bir ay diğer frekansla paralel yayın yaparak, reklam ve tanıtım çalışmalarıyla yeni frekansımızı duyurmaya başladık, canlı yayın araçlarını otobüs ve taksilerini İstanbul resimleriyle, İstanbul FM frekansları ve logolarıyla süsleyip frekansımızı duyurduk.


Müzikal anlamda değişiklik var mı?
1.5 senedir müzik radyosu olma yolunda ilerleme kararı aldık. Frekansın değişimi bize ayak uydurdu.  Şov programlarından arınıldı, konuşma sürelerini kısıtladık. Hâlâ Türkçe pop müziğin en iyilerini dinletiyoruz. Dinleyicilerimizin radyomuzu açtığında bir şarkı yüzünden başka bir radyoya geçmesin istiyoruz.


Müzik Direktörü’nün kriterleri neler olmalıdır? Dinleyici istekleri mi? Sektörde öne çıkan şarkılar mı?
Bir noktada kendi zevklerini elememelidir... Herkes aynı şarkıları çalıyor, ama ayırdedici şarkılar vardır, bir şarkının hangi saatlerde ve kaç kere tekrar ettiği önemlidir, bunun yanında dinleyicilerin istekleri de önemli. 


Dinleyicilerin radyoyu dinlemesinde herhangi bir farklılık oldu mu? Onlar nasıl  karşıladılar frekans değişikliğini?
Dinleyici kaybımız olmadı, sadık dinleyicilerimiz hemen bizi buldular. Sadece bir merak uyandı frekansın değişmesi konusunda... Önemli olan zoru başarmaktı.  Amacımız iyi olduğumuzu ne şartta olursa olsun ispatlamaktı. Yayın ağımız ve kalitemizden ödün vermedik.


İstanbul FM bangır bangır  değil de sessiz sedasız, ama  isim yapmış bir radyo...
Bu konuda hem ukalayız hem mütevaziyiz. Ukalayız;  radyoculuğun  ne olduğunu biliyoruz. Mütevazıyız; bizi bilen biliyor! Duyurulması gereken, bilinmesi gerekenleri duyuruyoruz. Gereksiz şeylerden de bahsetmiyoruz. Bir ismin her yerde geçmesi demek çok başarılı olduğu anlamına da gelmez...

MİLLİYET

 

GAZETELERDEN HABERLER...

Şampiyon yarışçı, ölüme yenildi

Motosiklet Federasyonu kaza yüzünden Türkiye Şampiyonası’nı iptal etti

Terörist için her dört günde bir bahane var!

Lenin iki kez ölmüş! Ekim Devrimi 3 ayrı günde gerçekleşmiş...

Çocuklarını sigortalı yapan bakan ve vekiller!

Emeklilikten yararlanmak için yalnız Cumhurbaşkanı Gül’ün oğlu değil neredeyse tüm Meclis başvurmuş!
         

Aldatmanın 30 işareti var!

Aldatılan aslında biraz dikkatli olsa 'ilk öğrenen' olabilir. Bunun için karşınızdakinin şu davranışlarını yakalamanız yeterli...
 

Aslan’da Servet & Nonda kritik

G.Saray’ın bugün OFTAŞ’la yapacağı şampiyonluk maçında sakatlığı süren ikilinin oynaması zor. İşte alternatifler
 

Türkiye’nin içişlerine karışırız!

CHP'ye yönelik eleştirilerine açıklık getiren Lagendijk'ten tepkilere cevap...
         

Kezman krizi

G.Birliği sınavında çıkarken taraftarla ‘vedalaşan’ Batman, sezonun son maçında forma giymeyecek
 

Öcalan’ın hücre cezası 30 güne çıktı

PKK'ya talimat verdiği gerekçesiyle hücre cezası alan Öcalan'a bu kez de İmralı görevlileriyle tartıştığı için ceza verildi
 

Chat şantajından çıkan şok fotoğraflar

Liseli kıza, cep telefonundaki çıplak fotoğrafla şantaj iddiasında ilgin gelişme
         

Polat Alemdar meğer diplomatmış!

Necati Şaşmaz, “Polat aslında bir diplomat, insanlar eğer etkileniyorsa bu özelliğini örnek almalı” dedi
 

Kadın tüccarlarına karşı amansız bir savaş

Bugün vizyona Taken (96 saat) ilginç konusuyla seyirciyi sinemaya çekiyor. Haftanın filmleri için tıklayın !
 

Yılan ve tarantulanın ölümcül savaşı

Doğanın iki ölümcül yaratığının; bir yılan ve tarantulanın, ölümcül zehirle biten savaşı..VİDEO
       

Türk tarihini alt üst edecek iddia!

Bize hep "Türkler Anadolu'ya Malazgirt Zaferi'yle girdi" diye öğretildi. Ama arkeoloji böyle söylemiyor. İşte gerçekler...
   

Dayakçı polisler bu kez bulundu

1 Mayıs’ta aşırı güç kullanıp tepkiye neden olan polislerden bir kısmı kamera görüntülerinden tespit edildi. Dün 26 polis ifade verdi
         

17 çocukları var 18’inci de yolda

40 yaşında 18’inci çocuğuna hamile kalan Michelle Duggar ve eşi, “Tanrı izin verdiği sürece çocuk yapacağız” diyor
 

Ligde kupa krizi...

Futbol Federasyonu şampiyonun henüz belli olmaması nedeniyle son haftaya girilirken iki kupa yapılmasını kararlaştırdı.
 

'Yine soyunurum !'

Çıplak pozları nedeniyle kovulan ilkokul öğretmeninden ilginç açıklamalar..
VATAN

SAYISAL LOTO'DA 6 TUTTURMANIN YOLU BULUNDU!

                 

SAYISAL LOTO'DA 6 TUTTURMANIN YOLU BULUNDU!



Bizi buralara kadar çeken hikayeyi hemen özetleyelim: Tuncay Bey, 13 yıl önce başlayan ve bu hafta 600’üncü haftasına giren Sayısal Loto’da çıkan şanslı rakamların tesadüf olmadığını çözdüğünü iddia ediyor. 13 yıl boyunca her hafta kazanan rakamları not eden Tuncay Bey, bütün bu bilgileri formüle ederek toplam 211 modelde sınıflandırmış. Ve özellikle en çok tekrar eden 10-15 modeli saptamış. 600 haftanın sonuçlarını bize gösterdiğinde, gerçekten de bu modeller sayesinde Sayısal’da her hafta şanslı rakamları bulma ihtimalinin hayli yükselebileceğine biz de kısmen ikna oluyoruz.

‘3’, ‘8’i seviyooo!

Tuncay Bey, Sayısal Loto’da en çok çıkan rakamlar diye bir şeyin olmadığını, ancak en çok görülen modeller olduğunu savunuyor. O modelleri anlatmaya, 13 yılda 600 hafta boyunca tam 23 kez tekrarlayan modeli anlatarak başlayalım. Bu model, “bir tek basamaklı sayı, bir 10’lu sayı, bir 20’li sayı, iki adet 30’lu sayı, bir 40’lı sayı”dan oluşuyor. Örneğin 5, 15, 20, 32, 34, 47. Tuncay Bey’in Sayısal formülleri arasındaki bu en popüler dizilimi, 600 hafta boyunca tam 16 kere tekrarlayan “bir tek basamaklı sayı, iki 10’lu sayı, bir 20’li sayı, bir 30’lu sayı, bir 40’lı sayı” formülü izliyor.

 Yani örneklemek gerekirse 5, 11, 13, 24, 38, 47.
Yine belli sayılar da adeta birbirlerini çok seviyor ve ayrılamıyormuş gibi birlikte düşüyor Sayısal’ın dönen küresinden. Örneğin 13 yıl boyunca 3 ile 8 rakamı on kere birlikte düşmüşler! 11 ile 16 ve 21 ile 27 de, birbirini çok sevenlerden… 32 ile 33 ve 43 ile 49 da hep aynı hafta düşmüşler küreden içimizden birilerini trilyoner yapmak için. 4 ile 5 ise, aralarında bir dargınlık olsa gerek ki, yalnızca bir kez birlikte yakalanmışlar çekilişlerde. Öte yandan 11 ile 19, hiç aynı haftanın şanslı numaraları arasında birlikte yer almamış. Tuncay Bey, bu ikili olasılıkları bir araya topladığı listeye de mizahi bir dille “deprem haritası” adını vermiş.

Haberturk

HANDE YENER " HİPNOZ" YENİ ALBÜM!

Yener'in yeni imajı, ülkemizde de konser veren Marilyn Manson'a benzetildi.

hande yener 2008 

          

Uzun süredir yeni albümü için sessizliğe bürünen Hande Yener, "Hipnoz" adını verdiği 6'ıncı albümünün fotoğraf çekimlerini tamamladı. Yener'in yeni imajı, ülkemizde de konser veren Marilyn Manson'a benzetildi.

Hürriyet

      

Pagerank